7.Bölüm: Bi Tek Ben Anlarım
Hodri Meydan
Sınıfa giren Dicle arkalarda bir sıraya oturduktan sonra ağrıyan başını uzattığı kolunun üzerine koydu ve gözlerini kapattı.
Dün gece full veri analizi yapmakla uğraşmıştı. Bu ödevi vermesi çok önemliydi çünkü vize puanına ekleniyordu. Sonuç onun için yine hüsran olmuştu çünkü sabaha kadar uğraşmasına rağmen ödev yarım kalmıştı.
Sabaha doğru uyuyakalmış ve sadece iki saat uyumuştu.
Dersin başlamasın 15 dakika gibi bir süre vardı.
Yanına oturan biri olduğunu hissetti ama başını kaldıracak hâli bile yoktu. Merak etmesine gerek kalmadan o sesi duydu.
"Günaydın sana da." dedi Aybars ve kafası hâlâ sırada olan Dicle'ye bakarken ekledi. "Huu uyan da balığa gidelim."
Dicle başını kaldırmadan konuştu. "Ne istiyorsun?"
"Hiç öyle sohbet muhabbet."
"Seninle uğraşacak havamda değilim yarın gel." dedi Dicle.
Aybars kaşlarını çattı. "Noldu? Sevgilinden mi ayrıldın?" Dicle bu soruyla başını kaldırıp Aybars'a baktı. Aybars onun yüzüne bakarken konuştu. "Geri yat geri korktum."
Dicle ayılmak için soğuk avuç içlerini yüzüne kapattı. Ellerini geri indirdiğinde Aybars'a döndü.
"Ne bakıyorsun?"
"Noldu?"
"Veri analizini yapamadım." diyen Dicle sıkıntılı bir nefes verdi. "Oldu mu? Bırakacak mısın rahat?"
Aybars sıranın kenarında duran dosyasını alırken Dicle ne yaptığını anlamaya çalışıyordu.
Aybars dosyanın içinden beş tane dolu kağıt çıkardı ve Dicle'ye uzattı. "Artık yaptın."
Dicle kaşlarını çatarak kağıtları aldı ve sabahtan beri yapmaya çalıştığı veri analizinin her aşamasıyla yapılmış olduğunu gördü. "Nasıl yani?"
"Benim amcam anlıyo bu işlerden." dedi Aybars. "Ona attım yaptı işte."
"Niye bana verdin?"
"Kendiminkini vermedim herhalde." diyen Aybars hâlâ dolu olan dosyasını gösterdi. "Parayla satacaktım kopyalarını hazırlamıştım da.." dedikten sonra göz kırptı. "Sana kısmetmiş." dediğinde dosyasını alıp kalkarken ekledi. "Teşekkür yerine say kahvaltıdaki olay için." dediğinde sınıftan çıktı.
Dicle bununla gülümsedi. Kağıtları sevinçle çantasından çıkardığı yarısı boş dosyasına yerleştirdi.
Kız Neşesi Midir Peki?
Açelya: KIZLAR
BEN BİR ŞEY YAPTIM
Beste: Çok korkarak soruyorum
Ne yaptın?
Açelya: Hani şey vardı ya
Bu geçen gün Umay'ınkinin yanındaki kız
Umay: Beril
Açelya: He
O kızla tanıştım az önce
Veeee akşam evde parti yapacağımızı söyledim
Dicle: ya siz bana sırayla mı gönderiliyorsunuz?
açelyacım canım balım çiçeğim
Açelya: Efendim hayatıım
Dicle: biz apartmanda yaşıyoruz ya hani
ne ev partisinden bahsediyorsun?
Beste: Ya Dicle
Dün akşamda apartmanda yaşıyorduk biz ondan öncesinde de
Üst kat dikkat ediyor mu ki biz dikkat edelim
Umay: Hodri Meydan mı diyoruz yani
Açelya: Eveeeetttt
Dicle: düşünüyorum öyleyse varım
Minel: Sen ödevi naptın
Alamadın mı puan
Dicle: Tam puan aldııım!!
Beste: Lan
O nasıl oldu
Dicle: Aybars verdi
Beste: NEEEEEEEE
Bİ DAKİKAAAAA
BU BİLDİĞİMİZ AYBARS MI
ÜST KATIMIZDA OTURAN HANİ
Minel: Neler oluyor Türkiye'm
Dicle: Parayla satmak için kopyalarını hazırlamış yaptığı ödevin
Umay: Oha
Parayla mı sattı
Dicle: Yo
Bedava
Teşekkür içinmiş
Açelya: Neyin teşekkürü
Neler dönüyor bu aşağılık apartmanda
Dicle: notları verdim ya onun teşekkürü
Beste: Kesin teşekkür içindir
Ben inandım açıkçası
Eve giren Aybars oturma odasındaki Bartu ve Toprak'a döndü.
"Napıyorsunuz lan burda?" dedi kendini koltuğa atarken.
"Boş bugün bizim." dedi Bartu sırıtırken. "Naptın gece boyu kahve ve sigara kotamızı doldurmamızın karşılığını aldın mı bari?"
"Tam puan." dedi Aybras ve sırıttı. "Kılçıksız."
Toprak sırıtarak Bartu'ya döndü. "Bartu da geçen oda taslağından sıfır aldı işte."
"Pencereye yer bırakmadım diye."
Aybars gülerken ayağa kalktı. "Şimdi uykusuzluğumun karşılığını alacağım." diyerek odasının kapısını kapattı.
Uzay eve girer girmez mutfakta gördüğü çöple içeriye bağırdı. "Bartu çöp sırası sende."
"Oooff." diyen Bartu telefonu koltuğa fırlattı ve ayağa kalktı. "Sana da merhaba." dedi Uzay'ın yanından geçerken.
Çöp poşetini alıp evden çıktığında aşağı inerken alt kattaki şarkı sesiyle kaşlarını kaldırıp yoluna devam etti.
Kapının açılma sesiyle merdivenlerde başını çevirip kızların kapısına bakıyordu ki önünde birine çarptığını hissederek yüzünü buruşturdu ve önüne döndü.
Karşısında gördüğü kız şok içinde ellerini kaldırmış ona bakarken konuştu.
"Çöp poşeti miydi o üzerime sürülen?"
Bartu bir adım geri giden kızın elbisesine baktı ve başını salladı. "Öyleydi."
"Şakadır umarım bu."
"Önüne baksaydın olmazdı." dedi Bartu çöp poşetini kaldırırken.
"Asıl sen bakmıyordun önüne be." diyen kıza seslenen sesle ikisi de kapıya döndü.
"Beriil! Buradayız."
Açelya kapıda ikisine anlamsız bakışlar atarken Beril konuştu. "Gelmeye çalışıyorum." dediğinde sağa bir adım attığında Bartu'da sağdan geçmeye çalışmıştı. Sonra ikisi de geçmek için sola yöneldi.
"Dur dur." dedi Bartu. Beril sıkıntılı bir nefes verip dururken Bartu sağ tarafından geçti. "Tanıştığıma memnun oldum Beril. Bende Bartu." dediğinde Beril Açelya ile sarılıyordu.
"Hoşgeldin Beril." diyen Umay Beril'e sarılırken Beril konuştu.
"Hoşbulduum." diyen Beril ekledi. "Umay'dı dimi?"
"Evet." diyen Umay ile bir köşeye geçerlerken Dicle Açelya'nın yanına geldi.
"Daha gelecek kişi var mı? Kızım nereden buldun bu kadar insanı ya? Nasıl sığacağız göt kadar eve?"
"Gerçekçi bir parti olsun dedim Dicle." diyen Açelya omuz silkti. "Beril'e özel parti vermiş gibi mi olsaydı?"
DJ kısmına geçen Minel sesi biraz daha yükseltti.
"İnşallah apartmandan atılışımıza da özel bir parti hazırlarsın." dedi Dicle yükselen müzik sesiyle Açelya'ya biraz daha yaklaşırken.
"Noluyo lan?" diyen Toprak odasından çıkarken oturma odasındaki Aybars ve Bartu'ya baktı. "Aybars sen mi açtın?"
Aybars kaşlarını kaldırdı. "He amına koyim onu da ben yaptım."
Bartu gülerken konuştu. "Survivor Hakan oldu çocuk."
Uzay odasından gelirken sordu. "Bu ses berden geliyor lan?"
"Alt kattan." dedi Bartu ve ekledi. "Parti gibi bir şey var galiba. Kızın birine çöp poşeti çarptım kapıda yanlışlıkla."
"Allah allah." diyen Aybars yerinden doğruldu. "Apartmanda bu kadar ses var ve biz yapmıyoruz." dediğinde gülümsedi. "Ne yapmalıyız bu durumda beyler?"
Uzay kaptım der gibi parmağını şıklatıp işaret parmağını ona yöneltti ve konuştu. "Partiye katılmalıyız."
Bartu bununla kahkaha attı. "Süzme mal lan bu." dedi Uzay'a bakarken.
"Can dostumuz Cenk'e uğramalıyız." diyen Toprak'la üçü aynı anda ona döndüler.
"Bunu sen mi söyledin?!"
"Eee." diyen Umay Beril ile samimiyetini ilerletmişti. "Var mı aşk falan?" dedikten sonra ekledi. "Doruk falan."
Beril bununla kahkaha attı. "Doruk ne alaka kız? Doruk yakın arkadaşım benim."
"Haaa." diyen Umay amacına ulaşmıştı. "Ne bileyim yakındınız kafede de."
"Yok hayatımda biri. Hayatımda öyle bir yer de yok zaten. Tiyatrodan sahneden onlara zaman kalmıyor." dedi Beril.
"Güzel sanatlar okuyordun sen dimi?"
Onlar sohbet ederken Dicle dirseğini önündeki tezgaha yasladı. Elini da alnına yaslarken konuştu. "Bitsin artık şu eziyet. Dün geceden beri başım ağrıyor zaten."
"Umay'da kendini sohbete kaptırdı galiba." dedi Açelya o yöne bakarken. "Bi işaret çaksa da yavaştan bitirsek."
"Bekle çakar sana o işaret." dedi Dicle göz devirip doğrulurken. "Beste nerede ya?"
"Dans ediyordu en son." diyen Açelya çalan zille duraksarken kapıya önlerinden jet hızı ile koşan Beste'yi gördüler.
Dicle ağlamaklı bir sesle konuştu. "Daha geliyorlar Allah'ım sen benim aklıma mukayet ol."
Beste kapıyı açtığında karşısında Cenk ve arkasındaki dört çocuğu gördüğünde mahçup bir şekilde gülümsedi. Sonra kapıdan Minel'e bağırdı müziğin sesini kııss!"
Dicle ve Açelya bununla kapıya giderken karşılarında gördükleri manzarayla onlarında dudaklarına aynı mahçup gülümseme yerleşti.
Dicle gülümserken sadece kızların duyabileceği şekilde dişlerinin arasından mırıldandı. "Hodri meydan."
Yorumlar
Yorum Gönder