16.Bölüm: Bi Tek Ben Anlarım

                           Suç Ortağı

Sınıfa giren Dicle uykulu gözleriyle sınıfta göz gezdirirken pek huyu olmayan bir şeyi yaparak en arka sıralardan birine oturdu. 

Dün gece hastaneden geç saatte dönmüşlerdi. Bir de üzerine temizlik ve Aybars'tan aldığı ödevi temiz bir kağıda geçirmek derken epey geç uyumuştu. Ödev teslimi olmasa gelmeyeceği bu sabah dersinden sonra tek hedefi diğer derslere girmeyip eve gidip uyumaktı.

Sınıfa giren profesöre bakarken hemen peşinden giren Aybars'ı buldu gözleri.

Çocuğun adımları ona doğru ilerlerken yanına oturduğunda konuştu.

"Günaydın."

Dicle ona bakıp tek düze bir sesle cevap verdi. "Günaydın."

"Uykunu alamamışsın sanki?"

Dicle yüzünü buruşturdu. "Uykum var Aybars. Konuşamıyorum." dedikten sonra ekledi. "Sen her zamanki yerine otursana."

"Sanane ya?" diyen Aybars sırıtarak omuz silkti. "Keyfim ve kahyası bugün buraya oturmak istediler." dediğinde parmağına bakarken ekledi. "Çıkarmışsın sargıyı."

"Ağrısı geçti." diyen Dicle hala biraz mor olan işaret parmağını gösterdi. "Yarabandı aradım ama bulamadım sabah aceleden."

Aybars başını salladı. 

Profesör ödevleri topladıktan sonra sınıf dağıldı. Dicle önden çıkan Aybars'ın ona görüşürüz bile dememesini yadırgamıştı.

Çantasını koluna takarken acıyan parmağıyla bir küfür savururken acıyla yüzünü buruşturdu.

Sınıftan çıkarken çalmaya başlayan telefonunu çantasından çıkarıp annesinin aramasını yanıtladı.

"Efendim annecim."

"Nasılsın bebeğim?" bu soruyla bir an duraksadı. Nasıldı? Gözlerine hücum eden sıcak havanın sebebini bilmiyordu. Ne kadar uzun zamandır biri ona nasıl olduğunu sormamıştı.

Bilmiyordu. Nasıldı? 

"İyiyim." 

Klavyenin otomatik düzelttiği bir kelime gibi döküldü dudaklarından bu kelime. Derin bir nefes verirken soğuk hava ile ağzından bir buhar çıkmıştı. Yorulmuştu.

Annesi ile konuşup telefonu kapattığında merdivenlerden inmeden kulaklıklarını çıkarıp kulağına taktı ve telefonundaki çalma listesini karışık mooda alıp çalmaya başladı. Medivenlerden inerken kulaklarına dolan şarkı onun düşüncelerini meşgul etmekteydi.


Bildiğim tek şey hep gizledim
Kilitler sakladı her halimi


Köşeyi döndüğünde her zaman otobüs beklediği kalabalık durağa baktı. Adımları ters yöne ilerledi. Bir sonraki durağa yürüyecek kadar şarjı da düşüncesi de vardı.


Eve gitmem gerek, her yerdeyim
Camdan fanusumda görünmezim


Attığı her bir adım kafasında yeni bir kilit açar gibiydi. Sanki buraya geldikten sonra tüm duygularını zihnine kilitlemişti. 

Ailesi yoktu çünkü yanında. Güçlü değildi. Güçlü olmak zorundaydı. 

Gözleri hafifçe buğulanırken gayri ihtiyari bir gülümseme yerleşti yüzüne. 


Sadece sevilmek istedim
Sadece sevilmek istedim


Yüzündeki o hüzünlü gülümseme aslında bir teslimiyetti. Kendi kendine yetmeye çalışmanın her sabah o görünmez zırhı kuşanmanın verdiği yorgunluğun dışavurumuydu.

Durağa gelmişti.

Derin bir nefes alırken başını gökyüzüne kaldırdı.


Gördüğüm tek şey bu gökyüzü
Sırtım yerde
Yolum çok uzak


Otobüse bindiğinde telefonunu açıp galerisine tıkladığında parmakları yaz aylarının fotoğraflarını kaydırdı. Babası ve annesi ile gittiği sinemalardan fotoğraflar, arkadaşları ile hunharca kahkaha atarken sahilde çekindikleri fotoğraflar, odasındaki pufa yaslanmış dudağını büzerek poz verdiği bir fotoğraf bile onunla alay eder gibiydi o an.

Özlemişti. Önceki hayatını.


Eve gitmem gerek, her yerdeyim
Camdan fanusumda görünmezim


Otobüsten inip apartmanın önüne geldiğinde adımları durdu. Apartmanı baştan aşağı süzerken mırıldandı. "Madem evde gibi hissedemiyorsun.. O zaman burayı kendine ev yaparsın." dedi kendi kendine.

Kulaklığı kulağından çıkarırken ses boğuklaştı.


Sadece sevilmek istedim
Sadece sevilmek istedim


"Piiştt." bu sesi duyduğunda kim olduğunu bilerek yavaşça yan taraftan gelen Aybars'a döndü. "Sen ne kadar hızlı yürüyorsun ya?" diyen Aybars ekledi. "Sesimi de duymadın."

"Sen beni mi takip ediyorsun?" diyen Dicle kaşlarını çatarken Aybars sırıttı.

"Takip etmememi mi istersin?"

Dicle yüzünü buruşturdu. "Hadi iyi geceler." diyerek apartmana giriyordu ki Aybars'ın seslenişiyle durdu. 

"Bunu vermek için takip ettim seni." Dicle oraya dönerken Aybars'ın elindeki yarabandı pakedine bakarken kaşları çatıldı. Aybars ekledi. "Bulamamışsın ya yarabandını."

Dicle tereddütle ona uzatılan yarabandı pakedini alırken konuştu. "Alırdım ben."

"Aldım işte kızım." diyen Aybars ekledi. "Uzay ekmek yok demişti de. Ekmek almak için girdim aklıma geldi bir anda. Dedim bizim komşu kızının eli yaralıydı."

"Nerde?" dedi Dicle sorgulayıcı bakışlarla ona bakarken.

"Ne?"

"Ekmek nerede?" diyen Dicle'yle Aybast afallayarak sırıttı.

"Dağa kaçtı."

Dicle bununla ağzından dökülen kahkahayı gizleyemedi. 

Sonra elindeki yarabandı pakedini açıp içindeki yarabantlarından bir tanesini koparttı ve pakedi geri Aybars'a uzattı.

"Teşekkür ederim." dediğinde Aybars gülümseyerek pakedi aldı.

"Rica ederim komşu kızı." dediğinde gülen gözleri bir süre birleşik kalırken gözlerini ayıran ilk kişi Dicle olmuştu. 

"İyi akşamlar o zaman." diyen Dicle merdivenlere yönelirken Aybars onun arkasından sırıtarak bakakaldı.

Kız merdivenlerden çıkıp kaybolup giderken yüzünde hâlâ sebepsizce büyüyen sırıtmayla alt dudağını dişledi.

Dicle eve girdiğinde yüzündeki gülümseme ile hızla yarabandının kabını yırttı ve yarabandını parmağına yapıştırdı.

Pakedini mutfaktaki çöpe attığında oturma odasının kapısına yaslanmış ona bakan Beste'ye gülümsedi. 

"Selaam!"

"Bu ne mutluluk kız?" diyen Beste ile omuz silkti.

"Her zamanki halim."

İçerideki Açelya telefonundan başını kaldırıp sahte bir kahkaha attı. "Tanımasam inanacağım."

"Uykum var benim." diyerek odasına geçen Dicle ile Beste ve Açelya birbirlerine anlamsız bakışlarla baktı. 

Dicle odasına geçtiğinde pijamalarını giyip makyajını temizledi ve yatağa girdi. Telefonda bir kaç video kaydırmaya başladığı sırada yukarıdan gelen bildirimle duraksadı.

Üst Kat Salak1: Komşu kızı
Bir şey konuşmamız lazım
Balkona çıksana 

Dicle yataktan kalkarken balkona ilerledi. Balkonun kapısını açtığında yukardaki Aybars'a başını çevirdi.

"Ne var?"

Aybars ona sırıtarak konuştu. "Pijamalar güzelmiş." dedi üstündeki civcivli pijamaları işaret ederken.

"Bir şey söylemeyeceksen giriyorum içeri."

"Suç ortağım olur musun?" aniden gelen soruyla kaşlarını çatarken yüzüne yerleşen şaşkınlığı gizleyemedi. Aybars bununla konuştu. "Çıkma teklifi değil. Ciddi bi soru."

"Ne suç ortağı? Hangi suçun ortağı?"

"Deren ve Rüzgar." diyen Aybars balkonun korkuluklarına yaslanırken ekledi. "Seviyorlar bence birbirlerini. Diyorum ki suç ortağı olup onları mı barıştırsak?"

Dicle kaşlarını kaldırdı. "Bu cümleyi sen mi kurdun?"

"Var mısın yok musun kızım ya?" diyen Aybars sabırsızca konuştuğunda Dicle bi kaç saniye düşündü.

Arkasındaki korkuluklara dirseklerini yaslarken başını yukarıya kaldırdı ve Aybars'a baktı. "Teklif güzel."

"Ayynen." diyen Aybars keyifle sırıtırken Dicle ekledi.

"Ama yokum." dediğinde ekledi. "Su akar yolunu bulur demişler."

"Öyle diyosun." diyen Aybars taktiğinin işe yaramamasıyla keyifsizdi ama bunu yüzüne yansıtmıyordu.

"Öyle diyorum." diyen Dicle ekledi. "Zaten iki kişi hep tehlikelidir. Biri mutlaka ihanet eder."

Aybars tam dudaklarını bir şey söylemek için aralamıştı ki aşağıdan gelen teyzenin telaşlı sesiyle ikisi de oraya döndü.

"Yavruum! Düşeceksiniz oradan niye balkondan balkona konuşuyorsunuz?"

Aybars hızla sırıtarak konuştu. "Bende dedim teyze. Az önce gördün beni dedim balkondan da konuşmayalım dedim ama yok." dediğinde çapkın bir sırıtmayla ekledi. "Yapamıyor bensiz."

Dicle şaşkınlıkla ina dönerken aşağıdaki teyze konuştu. "Sevdalı mısınız siz birbirinize?"

Aybars bu soruyu da inanılmaz bir rahatlıkla yalanla karşıladı. "Hemde nasıl? Yanıp tutuşuyoruz." Dicle hızla eve girerken çarpılan balkon kapısı sesiyle teyze irkildi. Aybars ona doğru sırıtarak ekledi. "Utandı utandı."

Odaya girdiğinde telefonuna gelen mesajla sırıtarak yatağa sırtüstü uzandı ve telefonu açtı.

Alt Komşu: 


Aybars: Dostum deme lazım olur

Dicle ona görüldü atıp çıkarken kapısının aniden açılmasıyla şaşkınlıkla kapıya döndü ve kapıda gördüğü Uzay'a doğru konuştu.

"Oha! Yuh! Çüş!" dedi ve ekledi. "Kapı tıklatma adetine noldu?"

"Noldu oğlum niye basılmış gibi tepki veriyorsun?" diye Uzay ekledi. "Bi sorunumuz var ondan daldım."

Aybars korkuyla ona döndü. "Yine noldu?"

"Kapıdaki çocuk Dilce'yi soruyor."

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

şu kalsın ki aklınızda, kadının sessizliği vedadır..

21.Bölüm: Uyan

23.Bölüm: Yeni Çocuk