17.Bölüm: Bi Tek Ben Anlarım
Arkadaş
"Buyrun?" dediğinde çocuk konuştu.
"Merhaba ben Karan." diyen çocuk gülümserken konuştu. "Dicle Aksoy nerede oturuyordu acaba?"
Aybars çocuğu baştan aşağı süzerken nereden tanıdığını çözmüştü. Dicle ile tweetleşen çocuktu bu.
"Niye lazım?"
"Sürpriz yapacağım." diyen çocuk arkasında birleştirdiği ellerini çözerken arkasından bir çiçek çıkardı.
Ayabrs bununla sıkıntılı bir nefes verdi. "Aşağı katta."
"Teşekkürler." diyen çocuk merdivenlerden inerken Aybars kapıyı hızla kapattığında odasına doğru ilerlerken kapı kenarında dikilen Uzay'ın ona kıs kıs güldüğünü gördü.
"Ne var lan?"
"Kaşları kaldır kaşları. Kırışıklık oluşacak." diyen Uzay sırıtırken Aybars odasının kapısını ona çarptı.
Yatağın üzerindeki telefonu alırken mesajlaşma uygulamasına girdi ve Dicle'nin sohbetine girdi.
Aybars: Kim o lavuk
Kim o lavu|
Kim o lav|
Kim o la|
Kim o l|
Kim o|
En son sil tuşuna basılı tutarak hepsini sildi.
Telefonu yatağın üstüne fırlatırken konuştu. "Sanane oğlum?" dediğinde arkasındaki boy aynasına döndü ve kendini göstererek ekledi. "Hayır yani sanane?" aynadaki yansımasına bir kaç saniye bakarken kendine garipseyici bakışlar attı. "Napıyorum ben ya?"
Sonra hızla odasından çıktı ve kapıya yöneldi.
Dicle kapıda uzun zaman sonra gördüğü arkadaşına sarıldıktan sonra onu eve almıştı. Mutfaktaki buzluktan buz kalıbını çıkarıp buzları bardağın içine koyarken masada oturan Karan ile konuşuyordu.
"Nereden geldi aklına böyle bir sürpriz yapmak?" dediğinde Karan konuştu.
"E sen yaza kadar gelmeyeceğim diyince.." diyen Karan ekledi. "Dedim bizim kız dayanamaz hasretime gideyim."
"İyi yapmışsın çok mutlu oldu-" kapının hiddetli çalışıyla duraksarken buz kalıbını tezgahın üzerine koydu.
Karan alayla konuştu. "Ne bu ya alacaklı mı?"
Dicle de kaşlarını çatmış sorguluyordu. "Görürüz şimdi." diyen Dicle kapıyı açtığında karşısında gördüğü Aybars'la kaşlarını daha da çattı. "E kırsaydın."
"Kırardım." diyen Aybars bir yandan gözleriyle içeride biri var mı diye bakıyordu. "Ama sonra dedim kapı fiyatları da uçtu zaten kira için kekle pazarlık yapıyor bu kızlar yapma Aybars dedim."
Dicle sahte bir gülümsemeyle iki elinin avcunu birbirine bastırdı ondan teşekkür eder gibi. "O kadar iyisin ki sağol."
"Rica ederim." diyen Aybars başını biraz daha kaldırıp salondan içeri bakmaya devam ederken Dicle konuştu.
"Nolmuştu?"
Aybars içerde birinin olmadığına emin olarak kolunu kapı pervazına yasladı ve gevşek bir sırıtmayla konuştu. "Seni özledim." dediğinde kaşlarını kaldırdı. "Olamaz mı?"
Dicle bununla bıkkınlıkla bir nefes verirken içeriden gelen erkek sesiyle Aybars'ın yüzündeki gevşek sırıtma dondu.
"Dicle bir sorun mu var?"
Aybars gerçekliğini sorgular gibi yüzündeki gergin ifadeyle gözlerini kırpıştırırken Dicle içeriye seslendi.
"Yok bir şey üst komşum gelmiş." dediğinde Aybars'a döndü.
Aybars sesindeki gerginliği gizleyemeden konuştu. "Kim o la-" sonra gerginliği gizleyerek cümleyi düzeltti. "Kim o?"
Dicle bu soruyla kaşlarını çatarken Aybars'ı baştan aşağı süzdü anlamsız bakışlarla. Aybars bununla başını iki yana salladı sabırsızca. Dicle'de başını aynı şekilde iki yana sallarken konuştu. "Sanane?"
Aybars bununla sıkıntılı bir nefes verirken kapı pervazına yasladığı kolunu indirirken duruşunu düzeltti ve konuştu. "Ben şeker isteyecektim." dediğinde ekledi. "Kalmamış bizde."
Dicle bununla kaşlarını kaldırdı. "Tatlı mı yapacaksın?"
Aybars bununla onunla aynı şekilde kaşlarını kaldırdı ve ciddiyetle konuştu. "Sanane?"
"Getiriyorum." diyen Dicle mutfağa ilerlerken elinde buzlu sodasıyla mutfaktan çıkan Karan kapıya doğru gülümserken konuştu.
"Merhaba."
Aybars Karan'ın evi bu kadar benimsemesinden rahatsız olmuş gibi omuzlarını geriye doğru silkerken mimik oynamayan yüzü ile karşılık verdim "Merhaba."
"Kan şekeriniz mi düştü?" diyen Karan şakacı bir tonda konuşurken içeriden gelen Dicle bir tabağa doldurduğu toz şekeri Aybars'a uzattı. Aybars tabağı aldıktan sonra gözlerini Karan'dan çekmeden konuştu.
"Aynen." dediğinde ekledi. "Seninde çenen düşmüş sanki?" sonra ortamda oluşan gergin sessizlikle dudaklarına hiç samimi olmayan bir gülümseme yerleştirerek ekledi. "Şaka şaka."
"Memnun oldum tekrar." diyen Karan ekledi. "Sağol burayı tarif ettiğin için."
Aybars başını sallarken merdivenlere yöneldi. Kapının kapanma sesini duyduğunda merdivenlerden çıkarken mırıldandı. "Tarif ettiğim anı sikeyim."
Eve girdiğinde oturma odasına geçerek elindeki tabağı masaya bırakırken yanına gelen Uzay konuştu. "Şeker ne alaka?"
"Şekeri de sikeyim."
***
Otobüsten beraber inen Aybars Bartu Toprak ve Uzay Eczacılık fakültesinin önünde durmuş sohbet ediyorlardı. İlk defa ders saatleri çakışmış ve beraber gelmişlerdi.
"Üç sıfır bitti maç." diyen Bartu sırıtarak Uzay'a döndü. "Tahmin et kim üç kim sıfır."
"Fenerin karşısında kim varsa o üç." diyen Uzay çaresizce kabullenmiş gibi konuştu.
"Sende aşkta kazanırsın oğlum." diyen Toprak kolunu Uzay'ın koluna atarken Uzay başını salladı.
"Gerçek dost işte be!"
"Ştt!" diyen Bartu Aybars'a göz kırptı. "Uyanamadın mı sen?"
Aybars omuz silkti. "Uyandım."
O sırada karşı fakültenin önünde saçma sesler çıkararak ilerleyen arkadaş grubuna bakan Bartu konuştu.
"Orası hayvanat bahçesi mi?"
Aybars bununla ağzından kaçan küfürü engelleyemedi. "Hayvanat bahçelerini de sikeyim."
Toprak kaşlarını çatarak ona dönerken sordu. "Noluyo sana lan?"
Uzay bununla konuştu. "Dünden beri dağı taşı sikesi var arkadaşın."
"Noldu lan?" diyen Bartu da Aybars'a dönerken Aybars konuştu.
"Yok bi şey."
"Günaydııın!" diyen Açelya'nın sesiyle ona dönerlerken Toprak şaşırarak cevap verdi.
"Günaydın."
Açelya Uzay'a dönerken konuştu. "Lab dersi için önlüğümü unuttum da kimde bulabilirim biliyor musun?"
"Valla b-"
"Ben bulurum." diyen Toprak'la Bartu ağzından kaçan kahkahayı gizleyemeden alayla konuştu.
"Nereden bulcan oğlum? Bizim fakültede yavşadığın asistanlardan birinden mi?"
Açelya bununla yüzünü buruştururken Toprak'ın omzuna elini koydu.
"Eyvallah yine de komşu." dediğinde omzuna bi kaç kez pat pat yaptıktan sonra güldü.
"Dicle nerede?"
Aybars'tan aniden duydukları bu soruyla şaşkınlıkla ona dönerlerken Açelya kaşlarını kaldırdı.
"Gelmiyor o bugün." dediğinde ekledi. "Şehir dışından arkadaşı gelmiş onunla zaman geçirecekti." dedikten sonra telefonun ekranından saate baktıktan sonra onlara el sallarken konuştu. "Ben önlük aramaya başlayayım."
O uzaklaşırken Toprak Aybars'a döndü. "Üzgünüm kardeşim senden rol çalıcam ama.."
Aybars ona anlamsızca bakarken Uzay Bartu'ya döndü. "Kaç."
Bartu daha bunu anlayamadan Toprak ona doğru ilerledi. "Siktim oğlum seni."
Onlar koşuşturmaya başlarken Uzay keyifle sırıtarak Aybars'a döndü. "Haketti."
"Aynen." diyen Aybars kol saatine baktı. "Hadi kaçtım ben."
"İyi dersler çiçeğim." diyen Uzay onun arkasından el sallarken Aybars oradan uzaklaştı.
Okul bittiğinde otobüsten inen Aybars apartmana girdi.
Birinci katın merdivenlerini çıktığı sırada kapının önünde söylenerek kredi kartıyla kapıyı açmaya çalışan Dicle'yi gördüğünde duraksadı.
"Ne kadar salağım ya nasıl unuturum." diyen Dicle elindeki telefondan bir numaraya tıkladıktan sonra kulağına dayadı telefonu. Sonra omzu ile başının arasına sıkıştırıp konuşmaya başladı. "Alo nerdesin Minel? Kapıda kaldım. Evet... Anahtarımı unuttum kızım nasıl anahtarla açayım? Of tamam hallederim ben." diyen Dicle sinirle telefonu kapatırken başını kaldırdı ve merdivenlerdeki Aybars'ı gördü.
"Kapıda mı kaldın?" diyen Aybars merdivenleri çıkarken yanına geldi.
Dicle kaşlarını kaldırdı. "Yok ya. Öyle keyfen deney yapıyordum kartla açılıyor mu falan diye."
Aybars onun elinden kartı alırken birden yaklaşarak kartı kapının arasına soktuğunda burnuna dolan Dicle'nin kokusuyla anlık gözlerini kapatırken geri açtı ve kredi kartını yavaşça oynattığında kapı açıldı.
Aybars ondan yavaşça uzaklaşırken kartı uzattı. "Al bakalım."
Dicle ona hayretle bakarken gözlerinde hafiften oluşan hayranlığı gizleyemedi. "Vay!" derken güldü. "Baban da mı çilingirdi be?"
Aybars bununla gülmeden edemedi. Gerçi bir süredir Dicle'yi gördüğü zaman gülmeden edemiyordu zaten.
"El becerisi diyelim." derken ekledi. "Arkadaşın gitti mi?"
"Evet. Otogara bırakıp geldim şimdi." dediğinde ekledi. "Aybars.."
Aybars onun gözlerine baktı. "Efendim."
"Yine teşekkür ederim. Gelmeseydin kızlar gelene kadar oturmuş burada merdiven sayıyordum."
"Alırdım ben seni eve." diyen Aybars sırıttı.
Dicle kaşlarını kaldırdı. "Önce davrandım o zaman." derken kapıyı ittirirken ekledi. "Gel bi kahve yapayım."
Aybars gülümsedi. "Ayaküstü kırk yılı garantiledin yine."
Yorumlar
Yorum Gönder