19.Bölüm: Delibal


                  Kardelen Apt. Sakin          
                        Kalamayanları

Minel grubu kurdu.

Beste: grup adının yaratıcılık
woaaw askım yani 

Minel: Gayet manidar

Bartu: Burası neresi

Toprak: Soru işareti

Açelya: nereden çıktı burası minel
ünlem 

Toprak: Minel'in m'si büyük yalnız 

Açelya:

Aybars: Noluyo
Bu insanlar da kim

Bartu: Herhangi birileri

Minel: ARKADAŞLAR
BENİ Bİ DİNLER MİSİNİZ
görüldü
DİNLESENİZEEEE

Aybars: Dinliyoruz ya

Minel: He 
Bende ses çıkmayınca şey ettim
Siz yine de arada ee falan diyin de dinlendiğimi hissedeyim

Bartu: Tm

Minel: Samimiyetimizin belirli bir noktaya geldiğini düşündüm 

Toprak: Eee?

Minel: Bu yüzden bu grubu kurdum
Lütfen kavga etmeyiniz ve gruptan çıkmayınız

Uzay: O biraz zor güzelim ya

Minel: Ay 
Neee
Güzelim yazdı gördünüz müü
Yani evlenme teklifi ettii
Evet demeli miyim yoksa çok mu erkeen
Herkes tarafından görüldü.
Mesajlar silindi.

Dicle: 


Bartu: Arkada bulaşık yıkayan ben
Harbi amk
Bu evde neden bulaşıkları benden başka kimse yıkamıyor

Uzay: Burada mağduru oynama
Sana yıka diyen yok

Bartu: Rahatsız oluyorum onlar orada durdukça

Aybars: Tamam bi dahakine pencereden fırlatıveririm

Umay: Bartu senden adam olcak gibi lan

Toprak: Sen birileri misin abla
Nasıl anladın bunu

Umay: Ben adami gozunden tanirim

Aybars: Aynen
Benim elimde de satılık köprü var
Pazarlık yapılır 

Umay: Kes ya kees

Beste: Aybars'a bir fiske bile vurulmayacak
Benim korumam altında 

Umay: Af buyur?

Aybars: Bana kimse böyle sahip çıkmamıştı
Beste bir numaralı kankam bundan sonra
Aybars: 


Toprak: Lan
Aybars
Yazıklar olsun
Bana bi kere kanka demedin

Dicle: bana da
yazıklar olsun

Aybars: Kime

Dicle: sana

Aybars: Niye

Dicle: en sevdiğin kankan değilmişim

Toprak: Umursanma seviyem
Toprak:

Minel: Akşam film gecesi mi yapsak?

Uzay: Evet 

Toprak: Nikah kıymıyoruz Uzay ne eveti?

Aybars: MDLSİFOWKWKDİWKX

Bartu: Mahalle yanarken Uzay ve Minel'i flörtleşirken görmüşler

Minel: Ne flörtü

Uzay: Kim flört

Minel: Kim görmüş 

Uzay: Ne zaman 

Bartu:

Minel: BEN BU GRUPTA NİYE SORDUĞUM HİÇBİR SORUNUN CEVABINI ALAMIYORUM

Beste: Bana uyar

Minel: Sağol askıım
Minel:

Uzay: Bence de okey 

Minel: Sende sağol falan işte 

Dicle: korku filmi izleyeceksek bende okeyim

Aybars: Korku filmi izleyen kız mı olur lan

Dicle: ????

Açelya: derken??

Umay: Af buyur?

Minel: Umay şu sözü sana öğretmem hiç iyi olmadı

Beste: Aybars
Beste:

Aybars: Şaka yaptım 
Just şaka
Komikli

Dicle: gülmedik

Açelya: mimik oynamadı

Umay: Bi daha olmasın 

Minel: Komik değildi. Gülmedim. Şakan o kadar kötüydü ki kafamın üstünden geçip gitmesini tercih ederdim. Dürüst olmak gerekirse beni güldürmek için berbat bir deneyimdi. Kıkırdamadım akciğerimde ufak bir hava akışı olmadı. Bilime göre güleceğimiz zaman, yüz kaslarınızın gülmeden önce gevşemeye hazırlanırlar, en küçük oynama bile hissetmedim. 0/10 Şakan o kadar kötüydü ki sana yasal olarak yaratıcılı olmana kim izin verdi inanamıyorum. Bu şakaya harcadığım beyin gücü dünyadaki bütün evlerin enerjisini karşılamaya yeter sanırım. Bir kişilik sahibi, ol şaka yapmayı öğren, kitap oku. Bunu komiklik için söylemiyorum, içtenlikle söylüyorum ki bu mizahın gelebileceği en kötü nokta olabilir. Az önce dünyadaki bütün mizahi ve komedik şeyleri tek elle yok etmiş bulunuyorsun. Toplum seni bütün olarak bu komiklikten aciz bıraktığından dolayı büyük bir utanç içerisindeyim.

Aybars: OHAA

Toprak: amin

Uzay: Gözlerim kör oldu

Bartu: Bu ne izafiyet teorisi mi siksen okumam

Umay: Barkovizyonunuz var mi?

Toprak: Tuz istiyo sanki soruya bak

Açelya: yok ben dayanamıyorum 
çıkıcam

Minel: ÖLÜMÜ GÖR

Açelya: 

Dicle: var mı yok mu

Minel: Japonyaya gittin mi bi kere gitsem anlarım deme Japonyaya gittin mi? Evet hayır abi evet hayır

Aybars: Hayır

Toprak: Hayır 

Uzay: Hayır 

Dicle: hangisine

Aybars: İkisine de

Bartu: Evet
görüldü
Japonya'ya gittim

Toprak: Rüzgar'da vardı
Barkovizyon

Minel: İster misiniz?

Bartu: Rüzgar'ı da çağırıyorum 

Hava yavaştan kararırken arka bahçeye barkovizyonu kurmuşlardı. 

"İyi olmuş lan baya." diyen Cenk barkovizyona bakarken konuştu. "Nasıl aklıma gelmedi daha önce."

Rüzgar son kabloyu da taktıktan sonra doğruluğunda arka bahçeye giren Deren'i gördü ve derin bir nefes verdi.

Deren kızlarla sarılırken Rüzgar'ın varlığını henüz fark etmemişti. Rüzgar belli etmek ister gibi yüksek bir sesle konuştu.

"Ee ne izliyoruz?"

Deren'in gülüşü yüzünde yavaşça solarken Beste konuştu.

"Söylemedik ama sorun olur mu?"

Deren başını iki yana salladı. "Olmaz."

Herkes birer pufa otururken Dicle konuştu.

"Korku filmi diyorum." derken elini kaldırdı ve başka kim kaldıracak diye bakmak için etrafa bakındı. Ancak kimse elini kaldırmadı.

Aybars sırıttı. "Biz Minel'le romcom izleyeceğiz dimi?" dediğinde Minel ona katılırken güldü.

"Delibal." diyen Uzay ile Umay yüzünü buruşturdu.

"Çok klasik fazla klasik. Ayrıca yüz kere izledim ben onu. Bi kere daha izleyemem."

Uzay ona şöyle bir baktıktan sonra konuştu. "Senin kaç kere izlediğin bizi ne kadar ilgilendirir?" 

"İzlemek istemiyorum nokta." diyen Umay kaşlarını kaldırırken pes etmemekte kararlıydı.

"İzleme." diyen Uzay binayı işaret etti. "Git evinde izle madem ne izliyorsan."

"Sanane oğlum?" diyen Umay sinirle konuşurken araya Cenk girdi.

"Oylama yapıyoruz çocuklaar." dedi dalga geçer gibi bir anaokul öğretmeni edasıyla.

"Delibal izlemek isteyenler."

Umay, Dicle, Deren, Açelya ve Rüzgar dışında herkes elini kaldırırken Dicle kınayan bakışlarla baktı Minel ve Beste'ye.

"Fazlası zehir." diyen Aybars sırıtarak Dicle'ye göz kırparken Dicle ona göz devirdi.

Deren giren jenerikle yanağını dişlemeye başlarken gözleri refleks olarak Rüzgar'ı bulduğunda her gözleri birleştiğinde boğulacak gibi hissettiği o mavilerle gözlerle göz göze kaldı.

Deren yutkunarak önüne dönerken beyni onu unutmak için çaba sarf ettiği anıları hatırlattı yine.

Rüzgar kollarını Deren'e biraz daha sıkı sararken onun saçlarının arasına kokusunu içine çekerek bir öpücük bıraktı.

Deren bununla huzurla gözlerini kapatırken filmin jeneriği girdi.

"Çok ağlıyorlar bak bu filmde." diyen Rüzgar'la Deren başını kaldırıp ona baktı.

"Kötü mü bitiyormuş?"

"Galiba." diyen Rüzgar onun saçlarını okşarken Deren omuz silkti.

"Ağlayacağım ben kesin."

Rüzgar kumandayı eline alırken konuştu. "Kapatırım."

Deren bununla kıkırdarken başını onun göğsüne yaslarken konuştu. "Şaka şaka ağlamam."

Rüzgar kumandayı tamamen bir kenara bırakıp iki kolunu birden ona sardı sanki onu dünyanın geri kalanından saklamak ister gibi sarmaladı.

Deren başını Rüzgar’ın boyun çukuruna iyice yerleştirdi. Orası onun için dünyanın en güvenli, en huzurlu limanıydı. Beş ay önce tanışmış bir eve çıkmışlardı ama sanki ondan önce bir yaşam yoktu onun için.

Rüzgar sıcak nefesi onun şakağına çarparken dudaklarını Deren’in alnına uzunca bastırdı.

"Ağlarsan." diyen Rüzgar'a merakla döndü Deren. Devam etmesini beklerken konuştu.

"Ağlarsam?"

Rüzgar gülümserken konuştu. "Ağlarım."

Deren bununla gözlerini onun dudaklarına kilitlerken yavaşça yaklaştı ve kısa bir öpücük bıraktı dudaklarına. Öpücükleri derinleşirken Rüzgar ellerini Deren’in beline kenetledi onu iyice sarıp sarmaladı. 

Ayrıldıklarında ikisi de filme odaklanırken Deren'in sonuna doğru burnunu çektiğini gören Rüzgar göğsünde yatan Deren'e baktı.

Rüzgar, başparmağıyla Deren’in yanağını nazikçe okşarken fısıldadı. "Seni ağlatacak her şeyi dünyadan silmek istiyorum." dediğinde şakacı bir şekilde gülümsedi. "Sanırım bu filmi silmekle başlamam gerekecek."

Deren dolan gözlerini gizlemek için bakışlarını yere çevirirken filmin final sahnesi vardı ekranda. 

"Seni dünyadan çok seviyorum, hayattan çok seviyorum seni. Ama ben yaralıyım birtanem. Güçüm kendime yetmiyor. Güçüm seni kendimden korumaya yetmiyor. Dün seni mutlu etmek için çıktım yola, ben uçarken senin kanatlarını kırdım. Ben mutluluğu bilmiyorum Füsün, korkuyu senin gözlerine gördüğümde anladım. Kendimi gül'e deli gibi aşık olup yapraklarını yiyen kurtçuk gibi hissediyorum. Ben uzağa gidiyorum bitanem. Sevgimin seni acıtmayacağı bir yere. Seni acıtmadan, incitmeden sevebileceğim bir yere. Bana delibal diyorsun ya. Delibalın fazlası zehir Füsun'um. Delibal zehir. Bana uzun mu uzun bir aşk yaşattın. Çok mutluyum. Sende mutlu ol, bide beni affet. Şimdi değilse bile bi gün affet. Sayamayacağın kadar öpücük. Yıldızlar kadar öpücük bitanem.''

Deren gözünden süzülen yaşı silerken yanındaki Dicle şaşkınlıkla konuştu.

"Aa Deren sende mi?"

Deren bununla etrafa bakınırken gözleri Rüzgar'ın çok şey ifade eden ama artık okumayı kendine yasakladığı gözleriyle birleşti.

Rüzgar’ın bakışları o aylar önceki güvenli liman gibi değil şimdi fırtınalı bir denizin ortasındaki sarp kayalıklar gibiydi.

Deren yanağındaki yaşı silerken gülümseyerek konuştu. "Duygusaldı ama." sesinin titremesini engelleyemememişti.

Sesindeki o ufak kırılma Rüzgar’ın çenesinin kasılmasına sebep oldu. Sinirlenmişti. Kendine belki. Belki de aşka. Onları bu kadar uzak tutan da aşktı sonuçta.

"Ay tamam ya içim şişti." diyen Cenk ayağa kalkarken Açelya peçetelerden koparmaya devam eden ve hüngür hüngür ağlayan Minel'i sarstı.

"Abartmasana kızım filmdi film."

Aybars bununla sırıtarak Uzay'a döndü. "Senin taktik ters mi tepti ne? Kız ağlamaktan boğulacak şimdi."

Uzay bununla kaşlarını çatarken ağlayan Minel'e baktı. Sonra ne yapacağını bilemeyerek aklına gelen en saçma şeyi yaptı.

Amuda kalktı.

Minel bir yandan burnunu çekerken bir yandan da gözyaşlarının arasından Uzay’ın havada sallanan ayaklarını gördü. Hıçkırığı boğazında düğümlenmişnağlaması aniden bıçak gibi kesilmişti. Boğazından kopan kahkaha ile ağzını kapatırken bunu gören Uzay ona gülümsedi.

Ama bu gülümseme uzun sürmedi. Yer çekimi kendini hatırlatırken Uzay sert bir şekilde adeta yere çakıldı.

"Ahh!" derken kalçasını tuttu. "Götüme nazar değirdin mal Bartu."

Bartu ve Toprak ise ona yan bakışlar atıyordu.

"Valla." diyen Bartu kızlara döndü. "Adımı falan biliyor ama tanışmıyoruz yanlış anlaşılmasın."

Herkes yavaş yavaş evlere dağılırken Beste camdan sahile inen Cenk'i görmüştü.

Kızların içeride hâlâ Uzay'ın amuda kalkması ile ilgili kahkahalar atarak konuştukları konuyu umursamayıp evden çıktı hızla.

Tempolu adımları sahile yönelirken bankta oturmuş denizi izleyen Cenk'in yanında durdu ve banka oturdu. 

"Naber?"

"İyidir." diyen Cenk ona döndü. "Senden?"

"Bende iyi." diyen Beste ile Cenk başını yana yatırırken konuştu.

"Yürüyüşe mi çıktın?"

Beste başını salladı hızla. "Evet." 

Cenk bununla kaşlarını kaldırdı. Koşusundan olmalı ki göğsü hâlâ hızla inip kalkıyordu.

"Terliklerle?"

Beste gözlerini kısıp ne olur yapmış olmayayım adlı bakışını takınırken gözleri ayaklarına döndü. Terlikleri gördüğünde gözlerini Cenk'e çevirdi.

"Öyle olmuş dimi ya?" dediğinde Cenk'in diliyle ıslattığı dudaklarına kaydı gözleri. İradesi zorlanıyordu. Normalde hiçbir erkeğe kolay kolay yükselmezdi.

"Öyle olmuş." diyen Cenk gülümserken ikisinin de hiç beklemediği bir şey oldu. Beste'nin dudakları Cenk'in dudaklarının üzerine kapandı.



Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

şu kalsın ki aklınızda, kadının sessizliği vedadır..

21.Bölüm: Uyan

23.Bölüm: Yeni Çocuk